Dr. Hilmi SEVİNÇ
hilmisevinc@yahoo.com
Sıfırı Bir yapmak
11/11/2015

SIFIRI BİR YAPMAK

Epeyi zor bir iş. Hani derler ya, sıfırı bir yapmak, biri yüz yapmaktan daha zordur.

Vehbi Koç’a mal edilen bir öyküyü yazımda kullanmak istiyorum…
Vehbi Koç birgün, torunlarından birini karşısına alır ve sorar:
“Söyle bakalım, sağlığın nasıl?”
“Çok iyi dede… Bomba gibiyim!”
Torununun bu cevabı üzerine Vehbi Koç “Güzeeel” der ve bir kalem alıp, önündeki boş kâğıda kocaman (1) rakamı yazar:
“Sağlığın iyi olduğu için sana bir puan veriyorum. Şimdi söyle, okulunu bitirdikten sonra ne yapacaksın?”
“Üniversiteyi bitirinceye kadar okuyacağım dede…”
“Güzel… Bak, az önceki (1) rakamının yanına bir de sıfır koyuyorum. Puanın (10) oldu. Peki, üniversiteden sonra ne yapacaksın?”
“Londra’ya gidip İngilizcemi geliştireceğim…”
“Bu da güzel… 10’un yanına bir sıfır daha koyuyorum. Puanın 100’e yükseldi. Daha sonra ne düşünüyorsun?”
“Ticarete atılacağım, marketler zinciri kuracağım…”
“Bu da çok güzel… Bir sıfır daha koyuyorum. Hayat puanın oldu 1000…”
Vehbi Koç, bu şekilde birçok soru sorup, her defasında puanlara bir sıfır ekler.
Bir süre sonra, torununun hayat puanı 1.000.000 olur.
Bunun üzerine Vehbi Koç der ki:
“Bak evlâdım. Hayatta başarılı olacağını görüyorum. Puanın fevkalâde iyi… Ancak, şu gördüğün bir milyon (1.000.000) rakamının başındaki (1) rakamı var ya… Bütün mesele onda… (1) rakamını kaldırırsan geri kalanın hepsi SIFIR olur. İşte bu (1) rakamı sağlıktır. İnsanın sağlığı elinden giderse, her şey bir anda sıfır olur. Bunu unutma!”

Benim (1) bir kavramım birazcık farklı. Sağlıklı olmaktan biraz daha öte. Var olmak, olmamak düzleminde. Önce var olacaksın ki (yani 1 olacaksın ki,) yanına sıfırlar koyabilesin. Çarpma yapmak istersen, yine sıfırın bir önemi yok. Çünkü matematik ilmi, sıfırın bir rakamla çarpımını da sıfır kabul ediyor. İllaki (1) bir olman gerekiyor.  

Nereden çıktı sıfır-bir muhabbeti. Yıllardan beri düşünürüm. Osmanlı Çağ  kapatıp çağ açtı ya. Avrupa ya gelişmenin çağını, Türk ve Müslümanlara duraklama devrini açmış ta biz hep yanlış yorumlamışız. Avrupa devletlerinin beyinlerinde nasıl bir değişiklik yapmış sa, Rönesans, sanayi devrimi derken, bir bakmışız ki sıfırı bir yapma sanatını keşfetmişler.

Bazan oturup bakarım. Teknolojik gelişmeler, bilimdeki dev adımlar nasıl ortaya çıkmış, günümüzün ev aletleri, iş makineleri, nasıl gelişmiş. Ülkemizde bilim müzeleri olaydı, daha önceleri araştırmaya başlardım. Ama sağolsun google amca.  Yazıyorsun fotoğraf makinesi tarihçesi ve bunun diğer dillerdeki karşılığını, resimlerine videolarına bakman o teknolojinin gelişme çizgisini görmek için yeterli.

Biraz eskilerden bahsedeyim. Birazcık masalımsı olsun. Günlerden bir gün kadınlar dere kenarında taşlara vura vura çamaşırlarını yıkıyorlarmış. Taa  o devirde bile çamaşır yıkamak kadın işiymiş. Ama kılıbık erkekler de yok değilmiş. Gel herif accıkta sen çamaşır yıkıyıver, eline yapışmaz merak etme demiş kadının biri. Adamcağız tutmuş çamaşırları bir sağa bir sola çat küt vurmaya başlamış. Arada bir, kül, beyaz toz dökerlermiş. Kadınlar deterjanı da icat etmişler de haberleri yokmuş. Adamcağız erkekliğe laf getirmemek için epeyi ter dökmüş. Bakmış ki zor oluyor, taşı alıp çamaşıra vurmuş, ama çamaşır ezilmiş, sonra sopayı çamaşıra vurmaya başlamış. Kadınlar da bir sevinç, bir keyif.

Gel zaman git zaman bu sopa olmuş tokaç. Çamaşır makinesinin ilkel hali. Sonra biraz daha geliştirmişler. Ama hep birileri icat çıkarmış, birileri bu icadı alkışlamışlar, desteklemiş. Birileri buna patent vermiş, birileri seri imalata geçmiş. Günümüzden 150-200 yıl önce şirketler kurulmuş, bu makineleri her yıl birazcık daha geliştirmiş satmışlar. Bugünkü makinelere kadar gelinmiş.

Gelelim yazımızın başlığına. Dere kenarında yıkanan çamaşırlarla leğene konularak çamaşır yıkama işinde hepsi sıfır. Ama fig. 107 deyip patent alıp ölçüler konulduktan sonra çamaşır makinesi versiyon 1 geliştirilmiş oldu. Artık 1 i 3 ile 5 ile çarpmak, yer 10 yılda  yanına 0 eklemek mümkün oldu.

Günümüz Türkiye’sinde yerli otomobil moda ya. En üstün özellikli, bir anda en gelişmişi üretmeyi düşünüyoruz ya. Geçelim bunları. Önce sıfırı, bir yapmamız gerekiyor. Yolda yürüyen gerçek ve iddiasız bir otomobilden başlamalıyız. Bulduklarımızı ve icatlarımızı azıcık sabredelim, bu otomobile uygularız merak etmeyin.

Her şeyimiz iyi, güzel. Dünya çapında ilk 20 de olan ülkeyiz. G20 zirvesi yapıyoruz. Ulaştırma-haberleşme alanında büyük atılımları başardık. Durmak yok yola devam diyeceksek, Tarımda, Eğitimde, akla gelen her alanda yeni ve büyük adımlar atmalıyız. Hepsi birden olmuyorsa, öncelikle, eski ulaştırma Bakanımızı 2 dönem Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı yapalım.

Yıllarca Ulaştırma bakanları gelip geçti. Hiç birini isim ve hizmet olarak hatırlayamıyoruz. Ancak Binali bey Bakanlığını kaldırdı ve uçurdu.

Ya hemşehrimiz, Bilim Sanayi ve Teknolojiyi de uyandırabilir, kalkındırabilir ve uçurur sa ?
Bence çok basit. Bakanlığın her konusunu ele alacak, nerelerde geride kalmışız masaya yatıracak. Belki masaya yeni yeni konular yatırılacak. Bu konulara göre sıfırlarımızı tespit edecek. Sıfırların bir olması için gerekenler tartışılacak. Kimisini bilim kuruluşları, kimisini özel sektör, bazılarını STKlar,

Her masadaki farklı konuların bire çevrilmesi aşamaları tartışılacak, sıfırlar bir olduktan sonra nasıl sürdürelim, nasıl artıralım mantığı geliştirilecek. Daha sonra nasıl  2 ye katlayalım. Sonra 3-5 daha sonra 10 veya 100 katına çıkarma işlemleri. Neymiş. Önce biri yapmak.

Çokta basit değilmiş. Özetle yüzlerce/ binlerce sıfırı, bire çevirme operasyonu, yani  sıfırları bire yükseltme projesi yürüteceğiz. Bir kampanya, seferberlik başlatıyoruz, yurdum insanlarının beyninde sıfırı-bire çevirme merkezlerini  aktif hale getiriyoruz.

Sayın Binali YILDIRIM’ı Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı olarak görsek acaba ne olur.
Gerçekten farklı olur. Hemde çoook, çok farklı olur.



1580 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Sayın Bakanımız memleket projeleri bekliyor ! - 27/11/2015
......... Başbakan Akbulut Erzincan heyetini Başbakanlık makamına kabul etmiş selam faslından sonra koltuklara oturulmuş ve sohbet başlamıştık. ...............
HARİTANIN NERESİNDEYİZ ? - 27/01/2015
...... Erzincan, Türkiye’nin kayak haritasında görünmeyen bir şehir. Demek ki burada bir algı yönetimi eksikliğimiz var....
Erzincan'ın Ünlüleri - 14/01/2015
Yıllar önce bir komşu şehrimizde görmüştüm. Büyük bir alışveriş merkezinde sergi vardı. Kentimizin ünlü simaları diye. Şehrin delisinden velisine kadar, bakanından dekanına kadar, tanınan hafızalarda yer etmiş, şahsiyetler hakkında resim ve .........
HARİTANIN NERESİNDEYİZ ? - 08/01/2015
“40 senedir kayak yapan bir insan olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ergan Dağı Kayak sporu için Türkiye’nin en güzel dağlarından biri. Ancak şehir olarak Ergan dağı ile bütünleşmemişiz”
İşletmeci gözüyle bakmak. - 24/12/2014
.......... Bizde ERSAN’ı yeniden canlandırmayı, diriltmeyi düşünüyoruz. Ufak bir desteğe ihtiyacımız var dedi. ...............
Kervan yolda dizilmiyor, arkadaş - 24/12/2014
........ Uzak doğulu bir düşünür ise; Hazırlanmada başarısız olursanız, başarısız olmaya hazırlanın sözüyle taban tabana zıt bir atasözümüz. ..............
Başbakanımız Erzincan Heyetini kabul edecek miş - 18/12/2014
......... Başbakan Akbulut Erzincan heyetini Başbakanlık makamına kabul etmiş selam faslından sonra koltuklara oturulmuş ve sohbet başlamış. ........
Yeni site, yeni ufuklar. - 11/12/2014
Aslında kısacık bir yazı olacak. İsmi üzerinde. Yeni site, yeni ufuklar.